Bulundugun yer
(Nurittin YILDIRAN)
25 Kasım Eylemi için olumlu-olumsuz çok şey söylenebilir ama şu gerçeği hiç kimse yadsıyamaz: 25 Kasım günü, kamu çalışanları, adını açık-seçik “grev” olarak önceden açıkladıkları ve grev olarak da uyguladıkları bir eylem gerçekleştirdiler.
Bu eylemi üç aşamada değerlendirmek istiyorum:
a)25 Kasım öncesi:1)Nesnel koşullar: Ülkenin içinde bulunduğu koşullara bakarsak eylem için seçilen dönemin çok da uygun olmadığını görüyoruz. Gerçi gelişmeler o kadar hızlı ilerliyor ki çok önceden alınmış ve tarihi belirlenmiş kararlar, günü gelince eskimiş bile olabiliyor. Açılım tartışmaları, “Ergenekon” Davaları, partiler arasındaki sürtüşmeler, en üst düzeydeki kurumlar arası anlaşmazlıklar vb vb … O günlerde o kadar çok şey oldu ki, bizim eylem neredeyse duyulmayacaktı, sıradan bir olay gibi geçiştirilecekti.Grevin bayram öncesine gelmiş ya da getirilmiş olması da ayrı bir olumsuzluktu. İyi bir kamuoyu ve medya çalışması, iyi bir kitle çalışması yapılamadığı da anlaşıldı. Ancak medyanın artık, “skandal” haberlerine daha fazla önem verdiği, istediği zaman pireyi deve yapabildiği de görüldü.
EĞİTİM SEN BAŞKANLAR KURULUNA GİDERKEN...
Siyasal ve sendikal mücadelenin önemli günlerden geçtiği bir süreçte Eğitim Sen Başkanlar Kurulunu topluyor. 25 Kasım grevi tarihsel bir eylemlilik olarak Kamu Emekçileri hareketi tarihine not edildi. Bu eylemin öncesi ve sonrası yıllarca tartışılacak ve dersler çıkarılacaktır. Sonuçlarını ise hep birlikte görüp yaşayacağız.
Kamu emekçileri sendikal hareketinin yasayla sınırlandırılmasının ardından 8 yıldır yürütülen toplu görüşmelerin son üç yılı KESK tarafından boykot edildi. AKP’nin hükümet olduğu 2002 yılından bu yana her yıl katlanarak büyüyen hormonlu sendikalar görüşme yetkisini kazandı. Masada eli tutulmayan Kamu Sen açısından kabul edilebilir sınır aşıldı ve KESK’in aldığı uyarı grevi kararına ortak olarak, nefes almak zorunda kaldı. KESK örgütlülüğü açısından da çeşitli sıkıntıların olmasına karşın, bu eylem ortaklığı, kamu emekçilerinin TİS hakkı hemen olmasa da grev hakkının kullanılmasını sağladı. Yine bu sürecin bir başka temel göstergesi de, grev kırıcılığına soyunan Memur Sen’ in, iktidara yaranma uğruna üyeleri ile yaşadığı çelişkinin işyerlerinde açığa çıkmasıdır.
YENİ GÜNDE SENDİKAL MÜCADELEMİZ!
Sendikalarımızı kurduğumuz günden bu yana Dünya'da ve ülkemizde önemli değişimler yaşandı. Sendikal hareket farklı nedenlere bağlı olarak zaman zaman yükseldi, zaman zaman geriledi. Bugün hem nicel hem nitel olarak bir durgunluğu yaşamakta.Her kesim kendi merceğindendeğerlendirmeler yapıyor .Sendikalarımızda ve genel olarak emek hareketinde ortaya çıkan sorunları saptamak, çözüm geliştirmek, yeni bir ivme yaratmak kolay olma dığ gibi tek bir reçeteside yok. Bu bağlamda ortalama eksiği, yanlışı ve asgari olması gerekenleri bulmak, ortaya koymak ve bu doğrultuda geniş bir ittifak zemini oluşturmak gerekiyor. Buna da öncelikle kendi cephemizden başlamalıyız.
Sayfa 10 > 20
ÇALIŞMA KURULU |
Ali Yavuz KÖSE Sakarya Fahrettin EŞGÜNOĞLU Ankara Kadir ÇİFTÇİ Karabük Mustafa ECEVİT Ankara Sema KOÇAK Bartın Seyfi ÇELEBİ Sinop Suca OMURCA Kocaeli e-mail sbiletisim@gmail.com |






![]() | bugün | 21 |
![]() | dün | 50 |
![]() | toplam | 66057 |
| Mustafa ECEVİT | |
|
|
|
| 03 / 02 / 2009 | |
| 1Mayısta Bütün Emekçiler TAKSİM e |